Hani bir damlayla başlar ya yağmur.. Aynen öyle başlamıştı her şey. Önce umursamadım gönlüme düşen yağmur damlacıklarını. Görmezden geldim.. Bir süre sonra hızlandı yağmur.. Damlaya damlaya göl oldu.. Sevmemiştim bu gölü. İçinde “van gölü canavarı” falan olabilirdi, korkutucuydu. Yağmurun dinmesini fırsat bilip, gölü yok ettim. Ya da sadece yok ettiğimi sandım.
Çok geçmemişti ki yağmur tekrar yağmaya başladı. Hem de bu sefer bardaktan boşanırcasına.. Biriken yağmur suları bi deniz oldu.. Öyle fırtınalar koptu ki bu denizde, onu daha fazla görmezden gelemedim. Kabullendim… Evet, oradaydı ve her nefes alışımda daha da büyüyordu. Yağış hiç dinmedi.. Bazen dolu gibi sertti,canımı yaktı. Bazen kar gibi yumuşacıktı. Şekli değişse de hep devam etti yağış… En sonunda koca bir umman oldu. O kadar büyük bir umman ki sığmaz oldu gönlüme.
Acaba bu yüzden mi gözümün suyu çıkıyo benim ? Bu koca umman gönlüme sığmıyo diye mi akıyo gözümden yaşlar ?









Yine mi çıkıyo Twinimin gözünün suyu ? Haberim neden yok ?