top-image

LATEST ARTICLES

Multitap, 2006 yılında rock ve indie rock türündeki parçaları coverlamak amacıyla kurulmuş. Sahne aldıkları yerlerde çok iyi tepkiler alıyorlar ve sonrasında kendi albümlerini çıkarmaya karar veriyorlar. 2009′da başlıyorlar kayıtlara ve albüm 2010 Nisan 1 ‘de raflarda yerini alıyor.

İlk video kliplerini Battaniyem adlı parçaya çekmişlerdi. Klip ilk çıktığında grup internette epeyce konuşulmuştu. Beğenenler oldu, beğenmeyenler oldu, küçümseyenler oldu,  phoenix taklidi diyenler oldu. Herkes bir şeyler söyledi yani. Müziği iyidir veya değildir, pek sevdiğim dinlediğim bir müzik tarzı değil. Ancak grubun yaptığı parçaların eğlenceli olduğunu kimse inkar edemez.

Battaniyem şarkısının sözleri çok hoşuma gitmişti benim.

Dur bugün benim günüm
Kapandı üzgünüm
Sıkıldım artık insanlardan
Hiç durmadan ararlar
Hiç sormadan gelirler
Hiç yalnız olmasınlar mutsuzlar
Kendi kendilerine kalmak ne zor gelir ki
Rehberinde yer bulur isminin baş harfi
Çaldı bak zırıl zırıl telefonun zili
Açmadım bozmadın keyfimi
Patlamış mısır kahve fincanım ve korku filmi
Gelmesin sakın üçlü koltuğun sürpriz ismi
Yordu onların sahte dertleri geçti şimdi
Battaniyem kareli, battaniyem değerli,
Her saniyem değerli, her saniyem.

Yakın zamanda ikinci video klipleri yayınlandı myspace‘te. Çıbık adlı parçaya çekmişler. Güzel de olmuş klibin başlangıcındaki kızların kulak tırmalayan sinir bozucu sesleri dışında.  Kafa dağıtmak için birebir :)

Yayınlanan video kliplere  bataklikcadisi.com facebook sayfasından ulaşabilirsin okuyucu. [aslında söylenilmek istenilen: facebook sayfamız var bizim, bi baksana be hacı :D]

Grubun myspace profili için buraya tık.


 

 

 

244Paylaş

Yeni Grup Multitap ve Şarkıları Battaniyem

scvted Yeni Grup Multitap ve Şarkıları Kareli Battaniyem

Yeni müzik grubu Multitap Takım oyunu isimli albümünü yayımladı ve albümün ilk klip şarkısı Battaniyem isimli parçaya çekildi..Klibin Yönetmeni Metin Arolat albüm Multi Arts Productiondan çıktı..Grubun üyelerinin isimleri şöyle; Selim Siyami Sumer-Vocals-Guitars, Sertac Ozgumus-Keyboards-Live Dj, Tackin Bilal -Bass, Muhammed Ali Cihan-Drums…

Grubun ilk videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz..

Dur bugün benim günüm
Kapandı üzgünüm
Sıkıldım artık insanlardan
Hiç durmadan ararlar
Hiç sormadan gelirler
Hiç yalnız olmasınlar mutsuzlar
Kendi kendilerine kalmak ne zor gelir ki
Rehberinde yer bulur isminin baş harfi
Çaldı bak zırıl zırıl telefonun zili
Açmadım bozmadın keyfimi
Patlamış mısır kahve fincanım ve korku filmi
Gelmesin sakın üçlü koltuğun sürpriz ismi
Yordu onların sahte dertleri geçti şimdi
Battaniyem kareli, battaniyem değerli,
Her saniyem değerli, her saniyem.

  • Bu aralar yine yazasım gelmiyor. Ben de günlük moduna geçeyim dedim. Canım istemeyince günlük mod. Oh ne ala ! Seviyorum blog seni. Bi’ de nedendir anlayamıyorum, günlük moduna geçip de yazdıklarım daha çok okunuyor blog. Sen anladın mı ?
  • Dün gece absürt bir rüya gördüm. Uzaylı istilası durumları. Kıyamet gelmiş. E diyorum hani deccal ? Böyle kıyamet mi olur,  bilimkurgu filmi gibi. Sonra uyanınca düşündüm de benim rüyalardan güzel filmler çıkardı. Senaryo yazmayı düşündüm, vazgeçtim sonra.
  • Yunanistan’ı nasıl yendik be! Çok güzel bi maçtı. Tabi ki dee Ersan maçın yıldızıydı. Ama Ntv’deki spikeri de unutmamak lazım gelir. Adam akşama damgasını vurdu bence. Ne güzel coşuyordu yahu . “steeeeps, steeeeps” deyişi vardı ki ordan sonra anladım: yok böyle bi’şi’.
  • Evden dışarı çıkarken hayalimde şöyle bir şey canlandırmıştım: Bir kolumun altında Uykusuz, bir elimde Cafcaf.. Yüzümde mutlu, aşırı olmayan bir sırıtma, tebessümvari bir ifade.. Ve eve dönüyorum. Ama olmadı, olamadı. Her zamanki gibi Cafcaf bulamadım. Niye bizim burda bayiler Cafcaf getirmiyo be. Uykusuz’u da çok fazla okuyamıyorum. Yüğüt Özgür, Ersin Karabulut, bi de Uğur Gürsoy’un çizdikleri dışındakiler beş para etmez şeyler bence. 3 sayfaya 1.75 TL veriyorum be.
  • Üniversite için Viyana’ya gitmeye karar verdim. Benim kararımla olmuyo, evet. Ama ya olursa ?
  • Bloga e-postayla yazı göndermek için uğraştım bugün, sanki ne işime yarayacaksa. Olmadı zaten, beceremedim. Kısmet.
  • İnternetim kaplumbağa hızında benim. [Hep hükümetin işi bunlar. bknz:gökten taş yağsa hükümeti suçlayan zihniyet] Referandumun bununla bi ilgisi olmadığı için evet. Daha yaşım tutmuyo, beni adamdan sayıp oy hakkı vermiyolar. Tüm bunlara rağmen şu cümleyi acaip söyleyesim var,  söyleyim de rahatlıyım ha blog ? “Yetmez ama EVET!”
  • buaralarboylekonusmayicokseviyorumnoktakom.  bataklikcadisinoktakom
  • Bitti şimdilik. Bu maddeyi yazmam anlamsız biliyorum. Seni salak yerine koyduğumu, bittiğini anlayamayacağını düşündüğümü falan düşünme sakın. İnan ki yok böyle bir niyetim. Sadece bitti demezsem sonsuza dek devam etmekten korktum. siyunoktakom
  • Kendimi son derece sakin, huzurlu hissediyorum. Bir de böyle bi sessizlik. Tamam enerjim kalmadı ondan. Ama yine de orucun bir getirisi yani. Sükût gibisi var mı ya.
  • Kendimin farkına vardım, ayak başparmağımın bile farkındayım. Bu ne demek ? Açıklayamadım ama iyi bi’şey dedim. Aslında o ayak başparmağını benim diye sahiplenmemek gerek.
  • İçimdeki öküze-nefis- ‘oha’ demiş oldum. [bknz:Bülent Akyürek, severek okuyoruz.]
  • Çok eğleniyorum. Ey nefsim, bildin mi haddini ? Açlık ne kadar zorluyo be. Aaa bak su ne güzel ama içemiyosun ki. Acıktın mı sen ? Vah yazıık, ama ruh doydu sen kendi derdine yan. hehe. Canın künefe mi çekti yoksa ? Yiyemezsin ki, acizsin ki.
  • Bir çok nimetin farkına vardım. Uyku mesela :)
  • Açlık çok zor.valla.
  • Düşüncelerim, duygularım netleşti.
  • Açlık ağızda kendine özgü bir tat bırakıyor.
  • Sağlık konusunda da getirileri var. [Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz. - Hadis-i Şerif]
  • Benim aklıma gelmeyen daha kimbilir ne kadar getirisi vardır orucun.
  • Eee bi de tüm bunların üstüne Rabb’in rızasını kazanıyorsun, sevap kazanıyorsun, daha ne olsun.
  • Oruç, candır.

İki insan arasındaki mesafenin hiç kapanmayacağını ve bir insanın başka bir insanı mutlak olarak anlayamayacağını farkedince, kalbini O’na açtı. İstediği şeyi insanlar veremeyecekti. İnsanların kötü niyetinden kaynaklanmıyordu bu. İstediği şeyi vermiyor değillerdi. Veremiyorlardı. Onu mutlak olarak ancak Mutlak Varlık anlayabilirdi. O’nun kendisini mutlak olarak anladığını hissedince, içindeki uzaklıklar kapandı; Mutlak Varlık, ona mutlak yakındı.

Kitabı almama sebep olan, kitaba kendimi yakın hissettiren cümleler.. Arka kapaktaki her bir cümlede evet, bu kitabı almalıyım dedim.

Kalbin aradığı daima yakınlık… Bu yakınlığı insanlardan beklemekse bir yere kadar. Bir noktadan sonra insanların yakınlığı kalbe yetmez olur ya.. İşte orda anlaşılıyor kalbin aslında ihtiyacı olanın Sonsuz bir yakınlık olduğu.

Denemelerden oluşan bu kitabın tamamı için iyiydi diyemem ama bazı yazılardaki bakış açısı gerçekten etkiledi beni. Yakın ve uzak kavramları çok güzel bir şekilde işlenmiş. Acıkmak hakkındaki deneme bana en ilginç geleniydi. Okunulası bir kitap. Bir cadının tavsiyesidir okuyucu.

Page 1 of 20:1 2 3 4 »Last »
bottom-img